9 Ocak 2010 Cumartesi

Düş yakamdan X efendi!!



Sizde nasıl bilmiyorum ama bizde durum feci!

Sabah saat 9 olduğu anda bizim evde kabus başlıyor!

Önce cep telefonum çalmaya başlıyor... Henüz uyanmış olan veya bu gürültüye fırlayıp kalkmış olan oğluma mı koşayım, telefona mı atlıyım şaşırıyorum.

Cebe yetişemiyorum diyelim, cep çalmaktan vazgeçtiği saniye evin 1 numaralı hattı çalmaya başlıyor...

Ona da bakmazsam evin 2 nolu hattı aynı şekilde devreye giriyor.

Herhalde diyorum anneme babama birşey oldu veya eşimin başına birşey geldi. Soluk soluğa atlıyorum telefonun üstüne bir hışımla, endişeden ölmek üzere bir halde...

Karşımda muhtemelen 20li yaşlarda, konuşurken aynı anda ciklet çiğner gibi kelimeleri yayarak konuşan bir tıfıl delikanlı

"İyi günler, ben X, Finansbank Genel Müdürlükten arıyorum, Nasılsınız ?"

Allah kahretsin! Seninle sabah deparına kalkmadan önce gayet iyiydim ama şimdi taşikardim tuttu, sinirlerim bozuldu...

Defalarca anlattım, "Aramayın beni" dedim, "Bu şekilde rahatsız edilmek istemiyorum" dedim, "Bankanızla tüm iletişimimi kesip gerekirse hesaplarımı iptal ettireceğim" dedim, "Beni bir daha arayan maymun olsun" demeye kadar vardırdım işi ama yetmedi... YETMEDİ...


Siz maymun olmaktan bıkmadınız ama ben her sabah "Acaba Finansbank ne zaman arayacak?" stresiyle güne başlamaktan bile nefret eder hale geldim. Telefonların fişini çekiyorum, cebi kapatıyorum bu sefer de bize birşey oldu endişesiyle eş dost kapıya yüklenir oldu.

Nedir sizden kurtulmanın çaresi diye düşünür haldeyim kara kara... Bari yazayım da belki yol, yöntem bulup bu tacizden kurtulmuş birilerine denk gelirim, akıl verip beni bu eziyetli hayattan kurtarırlar diye dayandım klavyeye... Ümidim var en azından :(

Devre mülk satıcılarıyla başladı bu çirkin saldırı, şimdilerde ise ilk aklıma gelenler; Bir Finansbank ve bir de Boyut Yayıncılık. İllallah!! dedirttiler resmen...

Hatırlıyorum, eskiden kapı kapı gezen çingene bozması sokak satıcıları vardı. Apartmanın tüm dairelerinin zillerine parmaklarını dayayıp kapı açılmadan da o parmağı oradan çekmezlerdi. Sırf burnuna yumruğu patlatmak için kapıyı açıp saatlerce 'Dur bak şunu da göstereyim' diye esir alınan mahallaleliyi bu eziyetten ancak kahraman kapıcılar kurtarırdı.

En sonunda hemen her bina kapısına " Satıcı ve Pazarlamacı Giremez! " yazan birer kağıt yapıştırılmasına sebep olan bu çirkin, yapışkan, kapıyı kapatmaya kalktığında ayağını kapı eşiğine dayayacak kadar tacizkar, mide bulandırıcı basitliği kendisine Pazarlama Yöntemi olarak benimsemiş tüm markalara bu tepkim.

Bir marka yarat, besle, büyüt, tüm ülkenin tanıdığı bir zemin yarat; sonra tut onu bu çingene metoduyla rezil et. Olacak iş mi! İnanamıyorum...

Yanlış yapıyorsunuz. İtibarınızı süründürmekten ne zaman vazgeçeceğinizi bilmek istiyorum

?



6 yorum:

haykırış dedi ki...

Sayın Sokak kedisi,
Yok ya sizin kadar sabırlı olamam sanırım anında hiç esirgemeden söylerim. Ailemin huzuru ve sakinliği için yapamayacağım hiç bir şey yoktur. Bence telefon açtıklarında Call-Center sorumlusunu isteyin ve ona konuşun sanırım çözüm bu yollu olsa gerek.
Allah kolaylık ve sabır versin diyorum.
Saygılarımla

Sokak Kedisi dedi ki...

Sevgili Haykırış;

Sorumlu değil Sorunlu sanırım tüm idareciler ki sonuç alamamış olmanın sıkıntısıyla yaşıyorum hala :((

Sabrım da hızla ivme kaybediyor. Bir şubeye dalıp 3. Sayfa haberi olucağım neredeyse...


Teşekkürler

haykırış dedi ki...

Yok sakın ha öyle bir yola başvurmayın ama şu call-center dedikleri meretten o SORUNLU kişiye mutlak arayın ve söyleyin. Çözüm bulunmazsa hep birlikte yazarız hiç merak etme hemde hiç çekinmeden..
Sevgi ve saygıyla

öküz dedi ki...

Sayın Sokak Kedisi, 12-01-2009


Her isteyene telefonumuzu vermezsek, olay çözülüyor zaten.. Veritabanında uyutmak için istemiyor kimse o numaraları/adresleri..

Geçenlerde bir alışveriş merkezi vatandaşlık numaramı dahi istedi yahu:) "sana ne lan numaramdan" dediğim an, usulca konuyu değiştirdi görevli çocuk..

Rekabetçi dünya.. Kotalarını doldurmak isteyen pazarlamacı gençler gözleri dönmüşçesine saldırıyor müşterilerine...

Ahh.. vakti zamanında bir salaklık edip cep telefonumu vermiştim bir araba sevisi ve bankaya... şimdi hiç aksatmadan, günde 2-3 sms geliyor zatı şahanelerden.. o bile yeterince can sıkıcı..

Saygılarımla,

Öküz

Sokak Kedisi dedi ki...

Haykırış;
Teşekkür ederim desteğinize, halloldu sanırım :))

Sayın Öküz;
Anlaşıldı, telefon numarası bir sır gibi korunacak, kollanacak. İsteyen olursa "sana ne lan numaramdan" denecek :))))
Haklısın gerçekten, kabahat numarayı yazıp da ellerine verende!!

Teşekkürler

öküz dedi ki...

arzederim:P

Free Counter