23 Haziran 2010 Çarşamba

Ve Gene Y A Ğ M U R


Gene bir yağmur yazısı, bu kaçıncı oldu bilmiyorum valla :))

Ama dünden beri kabusum kıvamını aldı resmen. Malum yaz tatili geldi, çocuklar evde, aktivitenin dibine de vursan suratlarda bir mutsuzluk, bir sıkkınlık. Yüzler ancak sokak yüzü gördüğünde gülünce biz de haliyle açık hava etkinliği moduna soyunduk feci halde.

Oğluşun bebeklik arkadaşlarından ve hatta ilk sempati duyduğu kız arkadaşı diyebileceğim güzeller güzeli E. ve annesi ile sözleştik bir parkta buluşmak üzere. Bir de işi abartıp beylere de haber verdik, akşam oraya gelsinler diye. Büyük, çam ağaçlarıyla gölgelenmiş oldukça keyifli bir park gittiğimiz yer. Muhtelif yerlere piknik masaları da serpiştirdikleri aklımıza gelince olayı biraz da piknik havasına sokup hemen termosumuzu ve kahvemizi kapıp, evde atıştırılacak durumda hazırda ne bulursam doldurdum piknik çantamıza. Hatta bir kaç ilave de yaptım akşam gelecek babalara ayıp olmasın da keyif alabilsinler diye :)

Fakat tüm bu koşturmanın içinde gözüm durmadan gökyüzünde. Bir kapatıyor, bir açıyor. Evim 3 cepheli; ben durmadan dolaşıp odalardan havaya bakıyorum. "Doğu cephe fena değil ama batıdan gelen bulutlar ürkütüyor resmen beni" diye arıyorum arkadaşımı. Ne yapsak, ertelesek mi, ıslanırlarsa hasta olur bebeler, beyler arıza çıkarır kesin, rezil olmayalım ıslanıp da v.s. diye diye yaklaşık 4 saat kadar her yarım saatte bir telefonlaştık desem abartmış olmam :)

Tam evden çıkmak üzereyken bir yağmur başladı ki inanılmaz! Deliler gibi yağıyor, dolu değil ama az daha şişinse dolu da diyebilmek imkanın var yani yağan nimete, o kadar iri! Bir yarım saat kadar çılgınlar gibi yağdıktan sonra duruverdi aniden. İyice sersem olduk tabii. Gene başladı telefonlaşmalar; "çıksak mı, yahu ne yapsak, deli miyiz neyiz" derken fonda da bebeler durmadan "Hadiiii, anne çıkmıyor muyuz dahaaaa, sıkıldımmmm" çığlıkları atarak canımızdan bezdirmekteydiler. e direnemedik haliylen, attık bizimkileri sokağa.

Akşam dokuz buçuğa kadar parktaydık, deliler gibi de eğlendik. Yağmur da tekrar tekrar yağdı ama hafif yağışta bizi tepemizdeki çam ağaçları korudu, damla bile düşmedi üstümüze. Sağanakta ise parkın tenteli bölümüne attık kendimizi, kimse kalmadığı için yer sıkıntısı da olmayınca pek kolay oldu yer değiştirmek :))

Mahallenin delileri diye anıyorlardır herhalde şimdi bizi ama biz çok mutluyduk. Bundan sonra haftada en az 2 gece parkın kabusu olmaya karar verdik üstelik.

Bugün de sabahtan beri telefonum çalıyor ve dört yandan "felaket yağıyor" haberleri alıyorum. Önce eşim aradı, Avrupa yakasının taaa öbür ucundan. "Çok yağıyor, sakın çıkmayın" dedi, bizim burada damla yoktu. Sonra bir arkadaşımla kahve içmeye kaçtık, annem aradı "burası uçuyor, dolu yağdı 10 dakika aralıksız" diye. Arkadan arkadaşımın eşi aradı "Feciii" diye. Ama bizim burada gene damla yoktu! Az önce eşim aradı "Taksim çıkışında sanki dere yatağında gibiyiz" diye. Gene damla yok tabii!

İstanbul'un havasına güven olmaz diyenler boşuna dememişler demek ki. Eşim geldiğinde akşam yürüyüşü için dışarı çıkacağım. Korkuyorum da bir yandan; yağmur kendini benim çıkacağım saate saklıyor galiba diye bir paranoyaya kapıldım nedense :)))

Bakalım, göreceğiz ;)




.............(Görseller alıntıdır)..........

8 yorum:

Evren dedi ki...

bir keresinde başıma gelmişti, tüm gün yağmur ha yağdı ha yağacak diye burnumu dışarı çıkarmamıştım. akşam saatlerinde, hem yürüyüş olsun hem de alışveriş yapayım diye gittiğim markette uzun süre yağmurun hafiflemesini beklemiştim.

yürüyüşün sonucunu bildir bari :))

Sokak Kedisi dedi ki...

Evren :))) Tam ters köşe durumu olmuş sende :)

Neyseki işlem tamam ve burada hala tek damla
yok :)))

Aslı dedi ki...

Orası neresi allasen? ortalık yıkıldı yavrucuğum ya :))
Neyse sevgili canım yağmur bugün hep ben içeri adımımı attığım an yağmaya başladı :)

Sokak Kedisi dedi ki...

Oyyy Aslı'cım ne şanslısın, süper valla..
Yaklaşık 2 dakika önce burada da (Ataşehir) bir başladı, pir başladı :)))

Nedir bu yahu, korkunç yağıyor!! Hahahaaa, resmen ucuz kurtuldum :)))

Bak ben yazarken hafifledi şimdi de, gel de güven İstanbul'un havasına ;)

SEVGİLERİMLE dedi ki...

Burda bile yağdı:)))
Antalya-side,)sabah güneş yakıp kavuruyordu,akşam üstü 1 yada 1,5 saat yağdı...şaşırdık kaldık.ama klimalar dinlenmiş oldu:))
sevgilerimle...

Sokak Kedisi dedi ki...

Sevgilerimle;
Tahmin ederim o anlık hava değişimlerini, 7-8 yıl kadar Antalya'da yaşadım; hatta şehre kar yağdığına şahit olmuşluğum bile var o yıllar içinde :)) Muhtemelen sizler bu yağmura hazırlıksız yakalanmışsınızdır :)))

Bugün hava o kocaman siyaha yakın koyu gri bulutlarıyla resmen şöyle diyor : "Asabımı bozmayın hiç şakam yok!!!" :)

Teşekkürler ve sevgiler benden de

Bero dedi ki...

Ben de dün Boğaz'da takılayım istiyordum, yağmur stresi ile bütün günümü yedim, en sonunda Palladium'da dolanıp eve döndüm. Neyse ki yağmura tutulmadım. Komik olmuş sizin de gününüz.

Sokak Kedisi dedi ki...

Berrakcım pişti olmuşuz desene, ben de kahveye Palladium'a çıkmıştım :))))

Gelen onca telefondan sonra kafamızı kaldırıp gökyüzünün rengini görünce tırsıp eve kaçana kadar epey yayıldık oralarda :))

Bakalım bugün nerede yakalayacak bizi, içimden bir ses çocuk parkı diyor zira oğlum parkkk diye inlemekte :))

Free Counter