28 Haziran 2010 Pazartesi

Oyuncak Sevdası


Oğlum henüz 2,5 yaşındayken bir dinozor sevdasına tutuldu. Ama öyle böyle değil, aşkla bağlandı resmen bu yok olmuş canlılara. Sürekli onlarla ilgili konuşmak istiyor, neredeyse tüm dinozor cinslerinin adını biliyordu. Üstelik özelliklerini tek solukta anlatacak kadar bilgi sahibiydi. Resimlerini gösterip isimlerini söylüyor, ne yer, ne içer, ne sever bir bir anlatıyordu.

Bizim de çok hoşumuza gitmişti bu ilk sevda, gördüğümüz herşeyi topluyorduk küçük adam için. Hatta Steven Spielberg'in The Land Before Time serisini görünce kendimizi tutamayıp minik Littlefoot'un 10 filmlik tüm CD lerini getirtmiş, ailece karşısına kurulup keyif içinde izlemiştik. ( Şimdi baktım da seriye birkaç film daha eklenmiş, derhal alasım geldi :)) )

Evin her yerinden çıkan irili ufaklı yüzlerce oyuncak dinozoru sığdıracak yer bulamayıp "Bitsin Allah'ım şu sevda" diye dualar ederken yüce Rabbim duydu dualarımı ve bizim miniğin 2 yıllık dinozor sevdası bir gecede bitti!

Ben10 diye uyandı ertesi sabah.

Hayırdır inşallah dedik, bu ne ki? Ben 10 ?

Hadi bakalım, başladık bu yeni sevdanın ne olduğunu araştırmaya. Sonra gördük ki Ben isminde sevimli bir çocuğun kolundaki saat sayesinde 10 tane uzaylı kahramana dönüşebildiği bir çizgi filmmiş. Bu sefer de bizimki düştü Ben10'in peşine. Başlarda henüz Türkiye'de herhangi bir aksesuarı bile satılmayan bu çizgi diziden hoşlandık hoşlanmasına ama diziye özel ürünler bir anda olanca kuvvetiyle pazara dalınca anladık gene büyük bir mücadelenin tam ortasında kalacağımızı...



İlk defa saatini gördüğü günü hiç unutmuyorum, koşarak vitrine yapışmış ve "Annnneeeee!! Omnitrixxx baksana, inanamıyorummmmm, yapmışlarrrr, gerçekten yapmışlarrrrrrrrrr" diye salyaları aka aka kendinden geçmişti. Ben de sevinmiştim, nihayet bir oyuncağını getirmeyi akıl ettiler diye!

Sevinmez olaydım, "çocuğa almak lazım şimdi bu saati" diye gülücükler atarak girdiğim mağazadan, o saate 79.-TL bayılıp çıkarken içimden geçenlerin yüzüme yansıdığına eminim! Ve o gün bugündür alıyoruz, duruyoruz. Acayip yaratıklardan geçilmiyor evin içi bu sefer de. Üstelik promosyon firması ile yapımcılar o kadar uyanıklar ki bu 10 yaşındaki çocuğu bir sezonda büyütüverdiler, saatini de, uzaylılarını da, arkadaşlarını da, düşmanlarını da değiştirdiler... Üstelik her yerde reklam yapmaya başlamış olmaları durumu iyice kaçınılmaz kılıyordu bizim için. TV de düdüklü tencere reklamı görse "anneme bundan alalım" diye tutturan bir çocuğumuz olduğunu yazayım da anlayın halimizi.

Bu sefer Ben10 serisi oyuncakları beğenmez, sadece yeni alınan Ben 10 Alien Force serisinden oyuncaklarla avunur hale geldi. Üstelik hepsi aynı anda gelmeyip parti parti piyasaya sürülünce de neredeyse haftada 2 defa en az 29.-TL lik oyuncak girmeye başladı eve. Hesap ortadaydı, 29*2*4 desek ayda 230.-TL den fazla bir rakamı iki günde kırılıp kenara atılan oyuncağa gömmekteydik!

Bir gece oğlan uyuduktan sonra aldım babasını karşıma. Her ikimiz de yaptığımızın yanlış olduğunu bildiğimiz halde onun o yalvararak bakan gözlerine, lütfeen diye titreyen sesine dayanamayıp istediği herşeyi almaya devam edemeyeceğimize karar verdik. "En iyisi harçlık verelim" dedim. Hem paranın ne zor biriktiğini öğrensin, hem de ancak ayda 1-2 oyuncak alabilsin ki kıymeti olsun. İlerde hiçbir şeye sevinemeyen bir çocuk olacak yoksa diye düşünerek ortak bir karar aldık.



Ertesi gün kararımızı söylediğimizde bizim zavallı yavrucak çok sevindi. Hemen dolabından bir Ben10 cüzdanı bulup getirdi, "dergi vermişti bunu" diye gülerek. "Sana 5 TL vereceğiz" dedim haftalık olarak, "onları biriktirip istediğin oyuncağı alabilirsin." O beş lira ile istediği oyuncağı en az 4 haftada alacağını biliyor olmanın verdiği vicdan azabı ile "hadi 6.-TL olsun" dedim. Bizim minik hala gülümsüyordu.

İlk harçlığını verdiğimiz gecenin ertesi günü soluğu oyuncakçıda aldı. Bulduğu herşeyin fiyatını soruyor, elindeki paranın yetip yetmeyeceğini bilmek istiyor sonra bir başkasına atlıyordu :) İlk iki haftadan sonra anladı başına geleni ama verdiği sözden dönmemek için biriktirmeye devam eti parasını. Ve kendi harçlığıyla aldığı ilk oyuncak daha bir kıymetli oldu :))

Artık Ben10 oyuncaklarını tıkacak yer bulamaz hale gelmiş olan ben iyice huysuzlaşmış, durmadan oyuncaklara yer açmak çabasıyla neleri atsam diye dolanır olmuştum evin içinde... Yeter artık yaa diye ağlaşıyordum kendi kendime, ne zaman bitecek bu sevda?

Bitti diyeceğim sanıyorsanız yanılırsınız çünkü bitmedi malesef, yenisi eklendi sadece!

Takatimi toplayınca devam edeceğim :)))




.............(Görsel alıntıdır)..........

8 yorum:

aysema dedi ki...

Bizim sayemizde küçücük bir oyuncak mağazası olan Devran Amca, bugün iş hanları sahibi oldu.Oyuncakçı mı olsak?

Bu arada sobelendiniz. Bloguma bakar mısınız? Sevgilerimle...

absalom dedi ki...

sokak kedisiiii :))
aman deyim aman deyim.
ben 10 biter sen 11 başlar.
sonu yok bunun.

biz aynı hatayı ilk yeğende yaptık cümbür cemaat.
kaç evin bi kızı bir dediğini iki etmedik yıllarca.
büyüdükce huysuz tatminsiz şımarık mutsuz olmaya başladı.
hatayı anladık sonra da hatamızı telafi edicez diye uğraştık yıllarca :))
ben bile ona karşı davranışlarım konusunda uzman eğitimi aldım düşün :)

kocaman genç kız oldu şimdi ama hala hafifde olsa etkisi var o günlerin.

bir pedagogla görüşmenizi tavsiye ederim çok sıkışırsanız.

bidost.

:)))

Sokak Kedisi dedi ki...

Sevgili Aysema;
İşin içinde çocuk olunca illaki satıyor :)))

Bi anda kılçıksız kalıveriyoruz çünkü, eriyip bitiyoruz o yüzlerindeki gülücüğü görmek için :/

Mim için çok teşekkür ederim, hemen yanıtlamaya çalışacağım,

Sevgiler

Sokak Kedisi dedi ki...

Absalomcum :))
Durum feci valla.

Çocuk için tavsiye aldığımız pedagog dostumuz bize " önce sizler birer psikolog ile görüşün, esas yola gelmesi gereken sizlersiniz" dedi :/

Haksız da değil gerçekten, biz vermeyi seviyoruz o da istemeyi :))

Yok ama sen haklısın, buna dur demek şart... Maymun etti küçük adam bizi :( Eskiden sahip olduğumuz prensiplerin hepsi yerle bir, millete gülerdik şimdi biz düşüyoruz tuzağa.

Sen de daha çocuk yapın diyorsun! Yok sağol valla ben almıyım, bu miniği aklımı yitirmeden bi adam edeyim de yeter de artar bile :)))

Aslı dedi ki...

:)) Bizim evin halleri bunlar ya. Aynı sevdalar, oyuncaklar, para biriktirmeler. Allah kolaylık versin :))

Sokak Kedisi dedi ki...

Aslıcım Aminnnn canım, cümlemize :)))

Ne zor işlermiş bunlar :)

Bizim etrafta küçük çocuk da yoktu üstelik staj babında bir ön bilgimiz olsun, oğlanı kucağımıza aldığımızda bakakaldık öylece, düşe kalka büyüyoruz şimdi hep birlikte :)

mEta dedi ki...

Reklam şirketlerinin gözü dönmüş :) Eski oyuncakları eBay den satın alıcısı çıkar ama böyle bi çocuk hepsinin sayısını ezberlemiştir o ayrı mesele

Sokak Kedisi dedi ki...

mEta merhaba;

Ben birilerine sırf faydalansınlar diye hiç maliyetsiz vermeye bile razıyım, o kadar bıktım oyuncak kalabalığından ama tek bir tanesi bile sağlam kalmıyor ki :((

Zaten erkek çocuk oyuncakları pek sevimsiz ve şekilsiz oluyor, yetmezmiş gibi bizimkiler öyle bir hırpalanmışlar ki hilkat garibesi kıvamındalar :))

İmdaaattt yani :))

Free Counter