17 Temmuz 2013 Çarşamba

Yaz Yağmuru



Ani, anlamsız, zamansız, yoğun, şaşırtıcı ve kısacık olur bazen aşk; tıpkı çok sıcak dediğin anda tepene inen yaz yağmuru gibi.

İşte tam da bu nedenle, başının üstünde sevda bulutlarının kıpraştığını hissettiğin an, hiç vakit kaybetme yüreğini sıkan sorularla.

Soyun damlalara ve ıslan altında, doya doya...




12 Temmuz 2013 Cuma

Renk



Yapmak istediklerinle, yapmak üzere oldukların aynı şeyler değilse eğer; bana "mutluluğundan" hiç bahsetme.

Kendini kandır sadece!

Kendi renklerinle, dilediğince boyayabiliyor musun dünyanı?

Evet mi?

Senden mutlusu yok öyleyse...

Nerede olduğun, ne yaptığın, ne yaşadığın değil ki mesele.

Dilediğince yaşayabilmen; inan bana, işte en büyük mucize...








Dilediğince yaşayabilmek şansı sadece kendi ellerinde olan dostlara...










24 Mayıs 2013 Cuma

Yola devam...


Bu ülkede bir kadını testere ile parçalayabilirsiniz.

Bir genç kızı, amca oğlu tarafından zor kullanarak bekareti bozuldu diye boğup, derin bir çukura gömebilirsiniz.

Bu ülkede, henüz 14 yaşında bir kız çocuğuna defalarca tacizde bulunabilir, sonra da ortaya çıkıp beni kendi tahrik etti diyebilir ve hatta etrafınıza sizi alkışlayan bir sürü yandaş toplayabilirsiniz.

Bu ülkede 13 yaşındaki bir kıza istediğiniz gibi tecavüz edebilirsiniz... Hatta başkalarını da buna teşvik edip, bundan zevk alabilirsiniz.

Bu ülkede daha 10 yaşında bir kız çocuğunu 50 yaşında bir adamın koynuna kadın diye sokabilir, aldığınız tepkilere de "Peygamber efendi evlendiğinde karısı Ayşe de 9 yaşındaydı" diye yanıt verip, pişkin pişkin sırıtabilirsiniz.

Ama bu ülkede gece 22:00 ile sabah 06:00 arası perakende alkol alışverişi yapamazsınız...

Biz buna ileri demokrasi diyoruz.

Durmak yok, yola devam...



12 Mayıs 2013 Pazar

Bir Erkek Bir Kadın



Bu iki insan evladı beni hem eğlendiriyor, hem de aydınlatıyor ne yalan söyliyim. Zeynep'in o takıntılı kadın halleri çok tanıdık tabii :) Ozan salağının durumu da hiç uzakta değil hani yani :))

Yeni sezonu ve yeni kanalında artık "1 Erkek 1 Kadın" adıyla yayınlanan bu diziyi kaçırmıyor, kaçırırsam da mutlaka kayıtlarından takip ediyorum. Çok doğal, çok basit ve çok bilindik olduğu halde bu kadar saran başka bir sitcom izlemedim diye anımsıyorum.

Oyuncular Demet Evgar ve Emre Karayel çok başarılı, çok doğallar. İkisinin hiç senaryosuz boş boş ekrana bakıp, sadece mimik yaptıkları bir çekim bile iş yapar bence ki belki ben bilmesem de yapılmıştır o çekim bile :)

+18 bu arada, hatırlatmazsam olmaz ;)

Kısacası seviyorum ulennn!!

 

Dizinin web sitesi burada,

Detaylı bilgi isteyenler bir tıklayıversin diye adresi de verdikten sonra herkese keyifli bir çarşamba dileyerek huzurlarınızdan ayrılabilirim.

1 Nisan 2013 Pazartesi

Geliyoooorrr...

 
Haftasonum muhteşem keyifli bir kampla geçti.
 
Yedik, içtik, yürüdük, çamura bulandık, kahkahalar attık, üşüdük, yıldızların altında sabahladık...
 
Hayat enerjimi yedekledim, şehrin telaşıyla tekrar yüzleşmeye biraz daha güçlü döndüm.
 
Ve gördüm ki hasretle beklediğimiz o masum ve naif bahar, dağların koynunda çoktan büyümüş de hayata tutunmuş bile.
 
İnsanın doğada mutlu, huzurlu ve rahat olması, kendi doğallığıyla barışık olması ve hayatını böyle yaşayan dostlarla paylaşabilmesi gibi güzel şey yok.
 
Huzur bunun adı.
 
Rahat olun, az kaldı. Bahar ufak ufak şehre de geliyor. Üstümde dolanan pozitif motivasyonumun,  sıkıcı kış aylarından bunaldığını bildiğim herkese bulaşması dileğiyle,
 
Öperim :)
 
 
 
 



28 Mart 2013 Perşembe

Yazasım yok



Siyasileşmemeye çalıştığım için yazamadığım günlerdeyim.

Yazacak, bağırıp çağıracak tonla şey varken memlekette, hepsini bırakıp çiçek, böcek anlatmak komik geliyor bana. O yüzden çiçekten de uzaklaştım, böcekten de.

Aşk yazsan, biliyorsun ki o da yalan.

Sevgi... Kalmadı ki...

Yavruyla ilgili yazsan olmuyor, "özelimi deşifre etme" diye dikiliyor artık tepeme.

Anlatacak, tartışacak, hissedecek halim yok pek bu aralar. Bahar ağır ağır geliyor, içim fena üşüyor.

Sağda solda olup biten, insana dair anlatılacakların hepsi de anlatıldı zaten.

Öfke; paylaştıkca büyüyor bende, onu da hapsettim o yüzden kendi içime.

Haftasonu kaçamağım var, dağlara doğru. Belki yalnızlık, karanlık ve alkol iyi gelir öfkeme, yorgunluğuma ve huzursuzluğuma.

Nisanda görüşmek üzere.....











7 Mart 2013 Perşembe

Hayal



Kış yavaş yavaş yerini bahara bırakırken, benim içimde bir yerlerde, kendi gerçeğinden çok uzağa düşmüş bir sonbahar hüznü var hala. Sinmiş bir köşeye, ağrıyan yüreğine gömmüş bütün yüzünü, sessizce bekliyor.

Dile getirilmemiş hayal kırıklıkları, cevaplanmamış sorular, çözülmemiş sorunlar, yarım bırakılmış yarınlar... Bildiğin hüsranlar yani hepsi, yeni bir şey yok...

İçimde sınırsızca güvenebilmek arzusu; sorgulamadan, tedirgin olmadan. En büyük açlığım belki de bu, bu mevsimde. Kendimi birinin kontrolüne bırakıp, onun rüzgarında, yarını, dünü, kendimi, kısacası hiçbir şeyi düşünmeksizin, en sorumsuzundan bir tüy gibi uçup gitmek; hiç bilmediğim, hayalini bile kurmadığım, benim olmayan ve hatta benim olmadığım bir yerlere.

Uzun bir yol var düşlerimde ve ben sürekli aynı hayali düşlüyorum son günlerde.

Bir araba görüyorum. Ama ne renk, kimin, nereden gelmiş, nereye gider bilmiyorum. Sağ koltuktayım. Arkaya yatırmışım koltuğu, uzanmışım boylu boyunca. Ayaklarımı da uzatmışım hatta, torpido gözünün hemen üstüne doğru. İki elim başımın altında, gözlerim sımsıkı kapalı. Sürekli müzik var. İçim dolup taşıyor her bir notada. Camdan içeri giren güneş, yüzümü ısıtıyor, çok yakmadan. Sanki papatyalarla dolu bir çayırda yere yatmışım da zaman o saniye durmuş, havada asılı kalmışım gibi.

Arabayı kim kullanıyor, nereye gidiyoruz, hangi zamandayız bilmiyorum. O kadar gevşemişim ki hayatımda böyle dinlendiğimi hatırlamıyorum. Sanki bütün acabalarımdan sıyrılmış, tarihleri, planları, yapmam gerekenleri, olmam gereken insanı bir kenara bırakıp sadece ruhumla yürüyüp gitmişim gibi hafif hissediyorum.

Direksiyondaki kim gerçekten bilmiyorum. Ama içimdeki huzur öyle büyük ki ömrümü, vicdanına emanet ettiğim biri olduğunu kuvvetle hissediyorum.

Ve sabahtan beri düşünüyorum; yola bakmadan, ona bakmadan, nereye bilmeden, beni nereye götürdüğünü sorgulamadan tereddütsüz güvenebileceğim...

Ve benden tek beklentisi yanında olmam olan...

Kim var ki hayatımda?






Görsel alıntıdır...


Free Counter