31 Temmuz 2009 Cuma

Kırmızı Kart



Biraz öteye gidesim var bu aralar

Şehrin zıvanadan çıkmış saygısız ve sevgisiz bedenlerini uzun bir süre hiç görmeden, sadece doğanın getireceği güleç yüzlere kucak açarak, bir ağacın altına kimseden tedirgin olmadan boylu boyunca uzanıp bir kitap almak istiyorum elime

Sayfalarında mutluluk yazan bir kitap okumak istiyorum

Bir akşam rüzgarında papatyaları havaya savurmak

Gerçek yüzlere, gerçek bedenlere selam vermek istiyorum

İçi boşaltılmamış, yüreği sığlaşmamış olanlara yani.

Zorlanmış gülüşlere, eğreti sevişlere de cevap olarak tek silahım olan kırmızı kartlarım var cebimde...

26 Temmuz 2009 Pazar

Seni Seviyorum Yeni Yaşım

Yarın benim doğum günüm.

Çoook yıllar önce annemin ve babamın bana sahip oldukları günden beri dahilim hayata.

İtirazım yok yaşananlara. Hepimizin günleri, geçirecekleri var. Ben de üstüme düşeni yaşıyorum ve fakat bu arada yıllar gibi yaşlanıyorum :)

Ayna bana göz çevresi için bir krem almanın vakti geçiyor diyor.
Saçlarım dökülüyor, vitamine dalmak lazım en seri şekilde.
Artık hafızam iyice zorlanıyor sanki, neydi şu geçen gün seyrettiğim filmin adı? Neydi ??
Ağırbaşlı mı oldum ağırkanlı mı bilinmez ama artık "3-4 saat uykuyla da yaşarım, kalanında da keyfime bakarım" diyemiyorum sanki :(
Ellerim buruşuyor, cildim gerginliğini kaybediyor.

Hayalkırıklıklarım, kırgınlıklarım eskisinden daha çok canımı yakıyor, Boşşşverrr demekte zorlanıyorum artık belki de
Duyduğum her çocuk ağlaması yüreğimi yakıyor, paniğe kapılmama neden oluyor
Çiçeklere ve hayvanlara daha yakından, daha detaylıca bakıyorum ama bu yaptığıma da bir anlam veremiyorum

Ne kadar kısa süre önceydi sabaha kadar kikirdeyerek yatak sohbetlerine takıldığımız geceler...

Bedenim değil ruhum da yaşlanıyor herhalde.

Hiç itirazım yok dedim ya, hayatın her halini seviyorum sanırım. Sadece biraz daha ona katılmaya ve kokusunu, büyüsünü içime çekmeye ihtiyacım var belki de. Daha dahil, daha yakın, daha içinde yaşanmalı yaşam.

Yeni yaşım, hoşgeldin bana. Seni aldım ve kabul ettim. Güzellikler getir bana....

Kendime Not: 2 yıl sonra kapını çalacak olan 40'a da böyle sevgi dolu hoşgeldin diyebilecek misin çok merak ediyorum :))))

4 Temmuz 2009 Cumartesi

Simon & Garfunkel - Sounds of Silence...


Hello darkness, my old friend,
Ive come to talk with you again,
Because a vision softly creeping,
Left its seeds while I was sleeping,
And the vision that was planted in my brain
Still remains
Within the sound of silence.
In restless dreams I walked alone
Narrow streets of cobblestone,neath the halo of a street lamp,
I turned my collar to the cold and damp
When my eyes were stabbed by the flash of
A neon light
That split the night
And touched the sound of silence.
And in the naked light
I sawTen thousand people, maybe more.
People talking without speaking,
People hearing without listening,
People writing songs that voices never share
And no one dearedDisturb the sound of silence.
Fools said I, you do not know
Silence like a cancer grows.
Hear my words that I might teach you,
Take my arms that I might reach you.
But my words like silent raindrops fell,
And echoedIn the wells of silence
And the people bowed and prayed
To the neon God they made.
And the sign flashed out its warning,
In the words that it was forming.
And the signs said, the words of the prophets
Are written on the subway walls
And tenement halls.
And whisperd in the sounds of silence.
- - - - - - - - - - -
http://www.youtube.com/watch?v=FaSFzp6IDgw

----------------

Eski dostum karanlık merhaba
Tekrar konuşmak için geldim seninle
Çünkü bir ilham hafif yaklaşıpBen uyurken tohumlarını bıraktı zihnime
Ki hala oradalar
Sessizliğin SesindeBitmek bilmez o rüyalarda
Dar Arnavut kaldırımlarda
Sokak lambalarının halesi altında yürüdüm
Yakamı doğrultup soğuğa ve neme
Gözlerim geceyi bölen
Neon ışığıyla süngülenmişken
Dokundum Sesizliğin Sesine
çıplak ışıkta binlerce
Belki de daha fazla insan gördüm
Söylemeden konuşan
Dinlemeden duyan o insanlar
Seslendirilmemiş şarkılar yazarlar
Rahatsız etmezler asla
Sessizliğin Sesini
Aptallar dedim Bilmiyorsunuz
Kanser gibi yayılan sessizliği
Kulak verin sözlerime öğretyim
Tutun kollarımdan geleyim
Fakat sessiz yağmur damlaları misali
Düştü yankılandı sözlerim
Kuyularında Sessizliğin
insanlar eğilip dualar ettiler
Kendi yaptıkları neondan Tanrılarına
işaret kelimelere dönüşüp
Açıkladı mesajını
Dedi ki Sözleri Peygamberlerin
Metro duvarlarında
Ucuz apartman salonlarında yazılı
Ve fısıldanmıştır içine
Sessizliğin Sesinin

.....


29 Nisan 2009 Çarşamba

Anne Olmak...


Anne olmanın;


Akşam vakti yorgun gelinen evde hızlıca soyunup dökünüp yemeği ocağa koymanın ardından karınlarını doyurduğun ahali Tv keyfine dalmış vaziyette iken 2 saate yakın ütü yapmak ve son takatinle elini attığın sepetten eline gelen ütülenecek son parçanın minik bir erkek çocuğuna ait mavi bir gömlek olduğunu gördüğünde tüm yorgunluğunu unutarak yüzüne kocaman bir gülümseme oturması ve o minicik gömleğe sarılıp öpmek olduğunu


söylesem bilmem bana ne dersiniz


:)




13 Nisan 2009 Pazartesi

Kelebek Etkisi


Durağa yakın bir yerde bekliyorduk iki kişi, az sonra bir arkadaşımız gelip bizi alacak ve yola koyulacaktık hep birlikte…

Otobüs durağında yolcu almakta olan otobüs hareket ettiği sırada gözüme yolun az ilerisinden koşarak otobüse yetişmeye çalışan bir bey ilişti ve birden otobüse işaret edip Gelen var! Diye seslendim. Şoför durdu ve az önce gözümün iliştiği adamın otobüse binmesine izin verdi.

…

Giden otobüsün arkasından bakarken içimden “ Keşke bir teşekkür etseydi” diye geçirdim. Hiç tanımadığım bu adama içten içe kırıldığımı fark ederek. Öyle ya, onun için bir şey yapmış ve bu sayede yapmak için çabaladığı şeye ulaşmasına vesile olmuştum. Durup elimi öpmeseydi tabii ama en azından bir baş işaretiyle şükrünü gösterseydi diye sessiz sessiz olayı içimde büyütüp sorguluyordum ki arkadaşım gülmeye başladı

“Ne oldu ?” dedim, içimden geçenleri mi hissetti acaba diye düşünerek biraz da şaşkınca

“Adamın hayatını değiştirdin!” Dedi.




Söylediği cümle bir süre beynimde yankılandı durdu. Aslında gerçekten az önce bir adamın hayatını değiştirmiştim ben.

Veya belki de o duraklamaya sebep vererek bir otobüs dolusu insanın hayatını değiştirmiştim….

Hayat boyunca istemli veya istemsiz olarak müdahale ettiğimiz ne çok hayat olduğunu hissettim birden bire. Hayatında olmaktan büyük zevk alıp tam orta yerine kurulmanın tadını çıkardığımız hayatlar mesela.

Veya bir şekilde günlük rutin içerisinde ilişkide olduğumuz insanlar, hayvanlar, çevremizdeki tüm var olanlar…

Veya tesadüfen aynı anda aynı yerde olduğumuz ama varlığından bile habersiz olduğumuz bir sürü hayat …

Bir yerde bir kelebek kanat çırpar ve hayat tamamen değişir. Yani Edward N. Lorenz'in de dediği gibi “Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, Avrupa'da fırtına kopmasına sebep olabilir.”

Otobüse yetişen adamın hayatındaki kelebek bendim ve umarım iyi şeylerin yaşanmasına sebep olmuşumdur. O an orada “ bir teşekkür etseydi keşke” diye ardından huysuzlandığım o adamın hayatının tamamına bakabilsem belki de sebep olduğum şeyler yüzünden aslında özür dilemem bile gerekiyor olabileceği gerçeğinin farkına vardım.

Hayat.

Şaka gibi.


7 Nisan 2009 Salı

Bir Uzakdoğulu Yönetmen : Isao Yukisada




Dünyanın Orta Yerinde Aşk İçin Ağlıyorum ( Filmin orjinal adı "Sekai no chûshin de, ai wo sakebu")

Uzakdoğu kültürünü seviyorsanız bu filmde Sakutaro isimli bir adamın hayatına sığdırdığı iki aşkı yaşayacaksınız.

Filmde iki kadın, aşkın iki ayrı yaş ve şekli ile beliriyor karşımızda.

Biri kusursuz, başarılı ve güzel Aki; diğeri ise çizginin bir hayli dışında gözüken Ritsuko...


Biri geçmiş diğeri geçmiş ve gelecek


Biri masalsı diğeri gerçekci


Biri ölü diğeri diri

...


Bana göre filmin altını çizdiği fikir; hayat geçmişte kalınarak yaşanmamalı, geçmişe tutsak hayatlar bugünü ve geleceği ipotek ederek sadece kredilerini tüketmekten başka bir şey yapmazlar aslında


Bazen geleceğe kararlı ve güvenli yürümek için geçmişin tozlarını silip dağınığını kaldırmak gerekiyor yolun üstünden......

Saku bu yoldan gidip mutluluğu yakalayabildi mi sorusunun cevabını merak edenler lütfen filmi seyretsinler, emeğe saygı elbette ;)

Sevgiler

Smart Blogger Ödülü'm :)




Sevgili Zehra Hanım http://hepsusluydum.blogspot.com/ bana bu ödülü vermişler :))


Her iki blogcu arkadaşıma da çok teşekkür ediyorum bu jestleri için...


Ben de bu ödülü Agül http://sucukcuk.blogspot.com/ e vermek istiyorum


Sevgiler


Free Counter